STRATEJİST GALİP İLHANER

STRATEJİST GALİP İLHANER

Medine İslam Cumhuriyeti!

A+A-

Muhalefetimiz sürekli Cumhuriyet üzerinden Erdoğan ve iktidarı hedef yapıyor.

Cumhuriyet üzerinden bir tartışmayı sürekli gündemde tutmaya çalışıyor.

Cumhuriyetle kavgalı mıyız?

Dindar kesimin Cumhuriyetle bir sorunu var mı?

Elbette dindar Müslümanların Cumhuriyetle bir sorunu olamaz.

Medine’de kurulan site devleti aynı zamanda ‘Medine İslam Cumhuriyeti’dir.

***

HAFTANIN ÖNERİSİ

Siyasi partiler yasası ve terör örgütleri

Önümüzdeki süreçte siyasi partiler yasasının değişmesi gündeme gelecek.

Hükümet yasa üzerinde çalışmalarına devam ediyor.

Hükümete önerim: FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C, … gibi terör örgütleri ile mücadele siyasi partiler yasasında yer almalıdır. FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C, … gibi terör örgütlerinin adları, partilerin tüzük ve programlarında zorunlu/yasal olarak yer almalıdır.

Bütün partilerin tüzük ve programlarında; yasalarımızın terör örgütü olarak kabul ettiği bütün terör örgütleri yasal bir zorunluluk olarak yer almalıdır.

Yani CHP ve HDP parti tüzük ve programlarında; PKK ve FETÖ ile mücadele edileceği yasal olarak zorunlu hale getirilmelidir.

Aksi halde CHP, HDP gibi parti ve örgütler terörle arasına mesafe bile koyamazlar.

****

Mikrop Türkiye’nin önünü açıyor

Bir mikrop (Pandemi) dünyanın sistemine adeta yön veriyor.

Tarih, kader planında Türkiye’nin önünü açıyor.

Büyük güçler bir mokropla uğraşırken, Türkiye yeni bir dünya düzeninin (Pax-Anadolu), Anadolu Barışı’nın temellerini atıyor.

Pax-Koronavirüs ile Pax-Anadolu Düzeni (Selam Anadolu)’nin temellerini atıyoruz.

Tarih; gözle görülemeyen bir mikrobun açtığı yoldan, Türkiye liderliğinde yeni bir (SELAM/Barış ve ADALET üzerinde) dünya düzeninin kurulmasına şahitlik ediyor.

***

Muhalefetin huysuz kaynana siyaseti

Muhalefetimiz adeta yuva dağıtan huysuz kaynana gibi bir politika izliyor.

Ne yapsan tersini istiyor ve tersini savunuyor.

Huysuz kaynana yuva dağıtırken, milli politikalarda devletin yanında olmayan huysuz muhalefet de memleketin dağılmasına giden yolu açmaya çalışıyor.

Muhalefetimiz memleketin geleceği için tam bir kaynam(N)a (patlama) noktası haline gelmiştir.

Zaten kadınların çoğunun katili de huysuz kaynanalardır.

Erkek şiddeti dediğimiz ve binlerce kadının ölümüne sebep (kadın cinayetleri) olanların en başında yine huysuz, ihtiraslı (kadınlar) kaynanalar geliyor.

Muhalefetimizin, huysuz kaynana siyasetinden, Hayme Ana siyasetine dönüş yapmasını temenni ediyoruz.

***

Dışarda dış (ABD, İsrail, …) güçler, içerde CHP ve Türk Solu

Dışarıda ABD ve İsrail ikilisi başta olmak üzere önemli aktörler PKK (PYD)’nın alanını genişletirken...

İçeride CHP ve Türk Solu seçim ittifaklarıyla PKK (HDP)’nın alanını genişletiyor.

ABD, uzun vadede bütün Kürt coğrafyasını PKK’nın hakimiyetine geçirecek şekilde bir strateji ile hareket ediyor.

ABD, PKK’nın; İran, Irak, Suriye ve Türkiye’de bütün Kürtlerin tek temsilcisi olmasını sağlamaya çalışıyor.

Bunun için, özellikle Suriye’de PKK’yı PYD üzerinden meşru bir aktör haline getirmeye çalışıyor.

Suriye PKK’sı olan PYD/YPG ile Türkiye PKK’sı olan Kandil (PKK+HDP, …) arasında (stratejisi gereği) bir çatışma bile çıkarabilir.

Bu şekilde, Türkiye’nin hedefi olan Kandil PKK’sı tasfiye edilerek, Suriye PKK’sı meşru hale getirilebilir.

Böyle bir durumda Türkiye bunun için ne yapmalı?

Öncelikle belli (belirsiz) bir zamana kadar Kandil yaşamalıdır.

Türkiye Kandil’in belli bölgelerine askeri üsler/kamplar kurarak, zamanı gelinceye kadar beklemelidir.

Kandil tepesindeki PKK yöneticileri (Bayık, Karayılan, Hozat, Kalkan, Ok, Karasu, …) hedef alınmamalıdır.

Kandil tepesindekilerden adam olmaz.

Hem kahramanlaşmalarının önüne geçilmiş olur hem de Suriye’deki aktörlerin önü önemli ölçüde kapatılmış olur.

Türkiye, Suriye PKK’sını da Kandil’e çekilmeye zorlamalıdır.

Türkiye için asıl tehlike Kandil değil, Suriye’dir.

Peki bütün Kürtler, Türkiye çatısı altında mı birleşir, PKK çatısı altında mı birleşir?

Bu çok çok önemli soruya cevap aranmalıdır.

ABD uzun vadede dünyadaki bütün Kürtleri (Barzani, Talabani, … dahil),  PKK çatısı altında birleştirmeye çalışacaktır.

Türkiye de bütün Kürtleri Türkiye çatısı altında toplayabilecek/birleştirebilecek stratejiler geliştirmelidir.

Türkiye’yi Kürtler üzerinden küçültmeye çalışanların hesabını, ancak Kürtlerle büyüyerek bozabiliriz.

***

Kürtler CHP ve PKK yüzünden ezilmiştir.

Türkiye’de Kürtler CHP zihniyeti ve bunun sonucu olarak ortaya çıkan PKK yüzünden ezilmiş ve büyük acılar çekmiştir.

Erdoğan ve AK Parti Kürtleri, CHP ve PKK zulmünden büyük ölçüde kurtarmıştır.

Kürtleri kazanmak ise, çözüm süreci (bazı hatalar olmakla birlikte) ile gerçekleşmiştir.

***

Kürtlere ne vaad ediliyor?

Dışarıda ABD, Rusya, İngiltere, İsrail, Fransa, … Kürtlere (kullanabilecekleri) bir devlet vaad ediyor.

İçerde CHP özerklik vaad ediyor.

Özerklik demek, önce özerklik sonra bağımsızlık demektir.

PKK (HDP)’nın önemli bir kısmı da özerklik (ayrılmanın temellerini sağlamlaştırmak için) istemektedir.

CHP’nin bu tehlikeli siyasetten uzak durması gerekiyor.

Kürtlerin kendi devletlerinde (Türkiye) önce 2. Sınıf vatandaş olup, özerklikten sonra kendi devletleri olan Türkiye’nin bölünme yolunu tamamen kapatmak gerekiyor.

PKK bir devlet kuramaz. PKK’ya devlet kurmaya çalışan güçler var.

PKK zaten Kürtlerin devleti olan Türkiye ile savaştırılıyor.

Türkiye Kürtleri, PKK’nın devlet kurmasını engellemeye çalışıyor.

Suriye ve İran Kürtleri, PKK’nın devlet kurmasını istiyor

Irak Kürtleri, şimdilik Barzani (Talabani ile birleşerek) hareketinin devlet kurmasını istiyor.

Bir Kürt devletinin kurulacağı ise bir realitedir.

Dış güçler İslam dünyasını bölmek için bir Kürt devleti kuracaktır.

Türkiye uluslararası ilişkilerde güçlendikçe, bölgesel güçten küresel güce doğru evrilirken, bu ihtimal kaçınılmaz olarak yaklaşıyor.

PKK mı kuracak başka bir aktör mü kuracak? Asıl mesele budur.

Buna da büyük ölçüde Türkiye Kürtleri karar verecek.

Her iki dudumda da 2. İsrail olması birkaç adım öndedir.

Türkiye Kürtleri PKK’dan yana olmadığı için bu devlet gecikiyor.

PKK kurarsa, PKK (2. İsrail) devleti olacak ve Türk-Kürt savaşı da kaçınılmaz olacaktır.

Başka bir aktör kurarsa, kısmen bir Kürt devleti olma ihtimali vardır.

Türkiye ile birleşecek bir Kürt devleti olmazsa, Türk-Kürt Savaşı kaçınılmazdır.

PKK Öcalan’ın ölümü ile konsept değişikliğine giderek, ‘bağımsız PKK (Kürt) devleti amaçlı’ savaş ilanı yapacaktır.

İslamcı PKK ile bu daha kolay olabilir.

Bundan böyle İslam ile barışan bir Öcalan ve PKK tepesi olacaktır.

Yani bundan sonra hem Öcalan hem PKK İslam (dindar) kartını daha çok kullanacaktır.

***

Kürt sorunu devam ediyor mu?

Türkiye’nin bir Kürt sorunu yoktur. Türkiye Kürt sorununu Erdoğan ile birlikte tamamen bitirmiştir.

Bundan sonra Kürt sorunu PKK’ya bir devlet kurma sorununa dönüştürülecektir.

Kürt sorunu kavramı, Türkiye için çok büyük tehlikeler içerecek şekilde devam ettirilmek isteniyor.

Artık Kürt sorunu demek, PKK’ya bir devlet kuralım demektir.

Artık Kürt sorunu demek, toprak/vatan sorunu demektir.

Artık Kürt sorunu demek, Türkiye’yi PKK devleti için bölelim demektir.

Artık Kürt sorunu diyenler, iyi niyetli değildir.

***

Eski PKK’lı Osman ile yeni PKK’lı Selahattin siyaseti

PKK’dan kaçmış, Öcalan’ın kardeşi olma torpili ve ayrıcalığıyla Kuzey Irak’ta yaşayan eski bir PKK’lı ve tabi ki suçlu Osman Öcalan, muhalefet tarafından sürekli TRT’ye neden çıkarıldı? … Üzerinden gündeme getiriliyor.

PKK (HDP), Abdullah Öcalan serbest kalsın (tecrit kaldırılsın) diyor.

CHP, Selahattin Demirtaş serbest kalsın diyor.

Aslında ikisi arasında bir fark yok.

Selahattin serbest kalsın diyenler, PKK ile mücadele edemezler.

Laik Şeyh Selahattin İsyanı (Kobani) ile 50 küsur insanın ölümüne sebep olan birine hala suçsuz muamelesi yapılıyor.

Ha eski PKK’lı Osman ha yeni PKK’lı Selahattin, ikisi de PKK’lıdır ve ikisi de suçludur.

Huysuz (popülist) kaynana siyasetiyle birini diğerinin önüne geçirmek, sonucu değiştirmez.

***

Erdoğan’ın adamları (Bahçeli, Gülen, Öcalan, Demirtaş)

Devlet Bahçeli, Abdullah Öcalan, Fetullah Gülen, Selahattin Demirtaş, …

Erdoğan; büyük Türkiye için, Türkiye’nin birlik ve beraberliği için bunlara bir fırsat verdi.

Memlekete zarar vermemeleri için elinden gelen her şeyi yaptı.

Büyük Türkiye’yi inşa etmek için;

Kürtlerin hatırına Öcalan ve Demirtaş, dindarların hatırına Gülen’e bir yol açtı.

“Gelin adam olun bu ülkeye zarar vermeyin” dedi.

Memlekete zarar vermelerini önlemek için bazı adımlar attı.

Ama onlar ne yaptı?

Kendi ajandalarını uygulamaya çalıştılar.

Kendi çıkarlarını, egolarını, … memleketin çıkarlarının üzerinde gördüler.

Devlet Bahçeli; önce vatan, önce memleket, önce Türkiye dedi.

Devlet Bahçeli fırsatı değerlendirerek büyük Türkiye’nin kurulmasında rol aldı ve memlekete büyük faydaları oldu.

Bencil (egoist), dış güçlerin güdümünde olan; Abdullah ÖCALAN, Fetullah GÜLEN, Selahattin DEMİRTAŞ ise bu fırsatı değerlendirip, büyük Türkiye’nin kurulmasında rol almak yerine, katkı vermek yerine, Türkiye’ye zarar vermeyi tercih ettiler.

Doğu Perinçek gibi olamadılar. Perinçek memleketinin, vatanının yanında yer aldı.

Onlar ise; memleketine, ülkesine/devletine zarar verenler olarak tarihe geçecekler. Hain olarak tarihe geçecekler.

**

PKK’yı kadınlar bitirecek

Yıllardır söylüyorum.

PKK (HDP), kadınlar üzerinden büyüdü, kadınlar üzerinden zayıflayarak marjinalleşecek.

PKK (HDP ve öncüleri), dindar Kürt kadınlarını da laik/seküler hayata adapte ederek, PKK'ya desteği arttırdı.

PKK (HDP)'yı kadınlar büyüttü, yine kadınlar bitirecek.

PKK içindeki kadınlar, PKK'nın gerçek yüzünü gördü.

Kürt kadını, PKK (HDP)'nın çökmesine sebep olacak en büyük güçtür.

**

Adaleti CHP ve PKK’da arayanlar var

PKK, FETÖ, DEAŞ, DHKP-C, … gibi terör örgütleri yüzünden bedel ödeyen sayısız insanımız var.

Bazıları gerçekten haksızlığa da uğrmıştır/uğruyor.

Bu haksızlıkları gidermek için, adaleti sağlamak için, bir ADALET komisyonu kurulmalı.

PKK, FETÖ, IŞİD, DHKP-C gibi terör örgütleri yüzünden bedel ödeyenler için adalet sağlanmalıdır.

Haksızlığa uğrayanlar; PKK (HDP), CHP milletvekilleri yerine AK Parti’ye gelmelidir.

İnanları CHP ve PKK’dan ADALET isteyecek duruma getirmemeliyiz.

Bu konuya Cumhurbaşkanlığı bizzat el atmalıdır.

Cezaevlerindeki muameleler, yargılanma süreci devam edenler, hamile kadınlar, hapisteki çocuklar, … bu konulardaki şikayetler PKK (HDP) ve CHP milletvekillerine gideceğine, AK Parti milletvekillerinden oluşan bir komisyona gitmelidir.

Terör örgütleri ile mücadele etmenin en etkili yolu, ADALET üzerinden gitmektir.

Amaç, inanımızı terör örgütlerinden kurtarmak olmalıdır.

Hala çocuğu FETÖ’nün pençesinde olan çok sayıda aile var.

Çocukları yurtdışında (FETÖ, PKK, …) olan çok sayıda aile var.

 Bu aileler Diyarbakırlı anneler gibi değerlendirilebilir.

Bütün anneler çocuklarını PKK, FETÖ, IŞİD, DHKP-C gibi terör örgütlerinden kurtarmak için birlikte mücadele etmelidir.

Çocuklarını HDP (PKK)’den isteyen annelere gibi diğer anneler de çocuklarını FETÖ, IŞİD, DHKP-C gibi terör örgütlerinden isteyebilir. Onları cesaretlendirmek gerekiyor.

Diyarbakır’da çocuklarını HDP (PKK)’den isteyen anneler

İstanbul’da çocuklarını FETÖ’den isteyen anneler eylemlerine devam edebilir.

PKK, FETÖ, IŞİD, DHKP-C gibi terör örgütlerini marjinalleştirmenin en etkili yolu, kadınlar (anne) üzerinden hareket etmektir.

***

HAFTANIN TWİTTER MESAJIM

“Bütün (MEB ve Özel) okullarda İSLAM AHLAKI eğitimi olmalı.

Bütün okullarda 'İmam Hatip Lisesi' müfredatı uygulanmalı.

İyi ahlak (İSLAM Ahlakı) ancak aile ve okul eğitim-öğretimiyle sağlanabilir.”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.