CEMAL TOPTANCI

CEMAL TOPTANCI

Kürdler üzerinden siyaset, ülkenin bölünme projesidir-5

A+A-

Dünkü yazımızın sonunda bugünkü konumuzu tek partili dönemde CHP tarafından Müslüman Kürdlere yapılan zulümleri günümüze örtülü bir yöntemle taşıyan muhalif siyasettin adeta dökülen kandan nasıl bir rant devşirdiğini tüm çirkinliğiyle ortaya çıktına tanık oluruz.

Bugünkü konumuza Mustafa Kemal’le beraber Osmanlı Rus savaşında cephede bulunmuş, Garzan (Bahtiyar) Aşireti Reisi Cemil-ı Çeto’nun ve aşiretinin tek parti döneminde yaşadıklarına ayıralım dedik.

Dün belgesini paylaştığımız işgalci Fransa’ya tepkisini Garzan Müdafaa-i Hukuk cemiyetinin Sadâret Makamına gönderdiği telgrafta da görüldüğü üzere imzası bulunan bölgenin ileri gelen aşiret reislerinden biri de Cemil-ı Çeto’dur.

Cemilê Çeto, Mustafa Kemal’in, 1919’da, Erzurum Kongresi döneminde, mektuplar yazdığı şeyhlerden, aşiret reislerinden ve ağalardan biridir.

Cemilê Çeto, Mustafa Kemal’e Kuvayı Milliye’ye büyük destek vermiştir. Öbür aşiretlerin etkisiz bırakılmasında, yine Cemilê Çeto’nun büyük desteği vardır.

Cemil-ı Çeto’nun ve Mustafa Kemal’in Kafkas cephesinde tanış olduklarını söylemiştik.

Bu tanışıklık hukuku sadece cephede kalmaz cephe sonrasında da devam eder aşağıda sunduğumuz yazışmalarda tarih tanıklık eder.

Kemal Paşa’nın, Garzan Aşireti Reisi Çemil Çeto’ya Yazdığı Mektuplar

“ Efendim, o havaliden gelen zevattan aldığım malûmattan, Zatiâlinizin Makam-ı Muallâyı Hilafete ve Devleti ebed-i müddetimize olan revatıb-ı kaviye ve hakikiyeniz âsarından (güçlü ve gerçek bağlarınızın göstergesi) olmak üzere vatan-ı azizimizin düşman âmaline karşı siyanet (koruma) zımnında göstermekte olduğunuz himmet ve fedakârlığa muttalioluyorum (haberim oluyor). Bundan dolayıpek ziyade memnun ve müteşekkirim. Malûm-u âlinizdir ki Anadolu ve Rumeli’nin tekmil vilayetlerinde Müdafaa-i HukukCemiyetleri teşekkül etmiştir. Şarki Anadolu vilayet ve evliye-i müstakilesi (bağımsız livaları) murahhaslarından mürekkep olmak üzere Sivas’ta umumi bir kongre in’ikat edecektir (toplanacaktır). Bu suretle de bütün millet yekvücut olarak hukukunu müdafaa edecek hale gelecektir. Milleti müttehit bir halde gerek dâhile ve gerek harice karşı temsil eylemek üzere bir Heyet-i temsilliye intihap ve kabul edilmiştir ki, ben de bu heyete dahilim, İnşallah kariben (çok yakında) Meclis-i Meb’usan toplanacak ve her türlü hukuk-u millet ve memleketi müdafaaya kâfi kuvvetli bir hükümet mevki-i iktidara geçecektir. Milletin gösterdiği bu vahdet ve kuvvet sayesinde tekmil ecnebi devletleri, İngilizler, Amerikalılar, Fransızlar, İtalyanlar, hulâsa, cümlesi vatan ve milletimize hürmet etmeğe başladılar. İnşallah netice mes’ut olacaktır. Şarki Anadolu’da ki cemiyetlerin birleşmesinden hasıl olan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kat’i mesaisiyle devletimizin istiklâlini ve vatanımızın tamamisini kurtaracağına hiç şüphe etmiyorum. Zatıâliniz cemiyetimizin en mühim azasındansınız. Himmet ve gayretinizle o havalide az zamanda teşkilâtın takdim ettiğim nizamname ahkâmına mutabık olarak vücuda getirileceğine ve İngilizlerin milletimizi parçalamağa ve vatanımızı Ermeni ayakları altında çiğnetmeğe matuf olan entrikalarına meydan verilmeyeceğine mutmainim (inanmışım).

Gözlerinden öper, çevre halkına selamlar.”

“ Ülkemizi parçalamak, doğu illerimizi Ermenilere vermek, batı illerimizden İzmir gibi en bayındır yerleri Rumlara armağan etmek, Karadeniz kıyılarında bir Pontus Rum Devleti kurmak amaçlarını güttüler.” der.

Garzan’da Cemil Çeto Beye,

Erzurum, 13 Ağustos 1919

... Ateşkes Antlaşmasından sonra İtilaf Devletleri, devlet ve ulusumuzun haklarına hiçbir zaman uymayıp ülkemizi ve Doğu İllerimizi Ermenilere vermek, Batı illerimizden İzmir gibi en bayındır yerleri Rumlara armağan etmek, Karadeniz kıyılarında bir Pontus Rum hükümeti kurmak çabalarına düştüler. Bir yandan da İngilizler, Diyarbekir ve çevresi halkını kandırarak türlü türlü yönler vermeye kalkıştılar.

... Anadolu ve Rumeli’nin bütün illerinde Müdafaa-i Hukuk dernekleri kurulmuştur. Doğu Anadolu illeri ve bağımsız sancakları delegelerinden oluşmak üzere Erzurum’da bir kongre yapıldı. Böylece bütün Doğu Anadolu halkı birleşti. ...

Birkaç güne dek Anadolu ve Rumeli illerinden oluşmak üzere Sivas’ta genel bir kongre toplanacaktır. Böylelikle de bütün ulus birlik olarak haklarını savunacak duruma gelecektir. ...

... Çalışma ve çabalarınızla o yörede örgütün sunduğum tüzüğüne uygun olarak en kısa sürede kurulacağına ve İngilizlerin ulusumuzu parçalamaya ve ülkemizi Ermeni ayakları altında çiğnetmeye yönelik entrikalarına olanak verilmeyeceğine inanıyorum.

Mustafa Kemal”

Garzanlı Aşireti Reisi Cemil Çeto Bey'in 

          Mustafa Kemal Paşa Hazretlerine  Suret-i telgrafı 

     Siirt mümessili Cemil Efendi ile lütfen irsal buyurulan emirname ve  melfufatı vasl-ı yed-i acizanem oldu  (gönderilen emirname ve ekleri elime ulaştı).(*) Siirt'te ki İkinci fırka Kumandanı  vekili Ali  Bey'le görüştüm. Yedi kabileden mürekkep aşiretimin efradıyla kaza (ilçe) dâhilinde bulunan diğer aşair (aşiretler) efradı  bir araya getirilerek, vatanımızın saadet-i hal-i istikbâline  hasr edilen (gelecekteki mutlu durumuna adanan) vücud-u giranbeha devletlerine (değerli vücudunuza) dua ile maddi manevi mesai-i hudapesendaneleri tebcil edildi ( Allahın istediği yoldaki çalışmalarınız ululandı). Matlûp vechile takib ve tatbik-i umur edilmektedir ( İstediğiniz gibi ,işler  uygulanmakta ve izlenmektedir ). Beş kazadan  mürekkep olan Livamız  dahilindeki bütün aşair ve kabail  (aşiretler ve kabileler) bu teşkilat-ı vataniyeye gerdendade (vatan örgütüne boyun eğmiş /  itaat etmiş), samii (yüceliği) kabul olan efendimizin  say-i fedakâranesine peyrev olmuşlardır (özverili çalışmalarınıza katılmışlardır / uymuşlardır).

Dâmen-i âliyyelerine takdim-i arz-u hürmet eder ( yüksek saygılar sunar) Rauf Bey efendi hazretlerinin ellerinden öperim. 

Garzanlı Aşiret Reisi

Cemil Çeto

Cemil Çeto’da 1925 yılında Şeyh Said’in kıyamına diğer aşiretler gibi katılmamıştır.

1920’lerde, 1930’larda tek parti hükümeti CHP tarafından, şeyhlerden, toprak sahiplerinden, aşiretlerden bazı geniş aileler sürgün edildiğini önceki yazılarımızda dile getirmiştik.

Sürgün edilenler arasında, ayaklanmaya katılmayan, hatta şu veya bu şekilde, devlete destek veren aileler de olurdu.

Garzan taraflarında Cemil Çeto, ailesinin de sürgün edilmelerinin temel nedeni, ŞARK İSLAHAT RAPORU ile belirli bir bölgedeki Kürd yoğunluğunu azaltmak amacını taşıyordu.

Bu haksızlığa karşı direnen Garzan (Pencinar) Aşiretinin üzerine aslen Bursalı Osmanlı döneminde Diyarbekir’de Jandarma yüzbaşı olarak görev yapan İttihat ve Terakki cemiyeti üyesi ve ilk mecliste Diyarbekir’den Milletvekili seçilmiş Kadri Ahmet (Kürkçü) gönderilir.

Diyarbekir’de İstiklal Mahkemesi’nin yapıldığı yer sinema salonudur. Tutukluların oturdukları bütün sandalyeler numaralanmıştır.

Bu tutukluların hiçbiri Türkçe bilmemektedir. Bundan dolayı hepsinin tercümana ihtiyacı vardır.

Ancak biri Türkçe ve diğeri de Kürdçe yapılması gereken savunma adil şartlarda olmamış, tercümansız duruşma yapılmış, karar ise âdeta karşısında duran ve suç isnat ettiği tutukluya hiç söz hakkı verilmeden alınmıştır.

Buna rağmen mahkeme iki celse sürmüştür. Lakin her celse 5 saatten fazla sürmemiştir.

1926 yılında Cemil-ı Çeto 4 oğlu ve aşiretinden 92 kişi toplam olarak 97 Müslüman Kürdü kurduğu divan-i harp mahkemesi ile Bursalı Kadri Ahmet (Kürkçü) tarafından idam edilirler.

Niğde’ye sürgüne gönderilen Cemil Çeto’nun ailesi, 5-6 yıl sonra tekrar köylerine geri döner.

1936 yılında Dersim’de çıkan isyanın arifesinde bir alay askerî birlik, Cemil Çeto’nun çocuklarının yerleştiği köyleri basar.

Aynkasir köyü yerine Güzeldere’ye bitişik olan Koğa’daki kasrını da çembere almışlardır.

Güzeldere köyünde geceleyin çeşme kenarında uyuyan Cemil Çeto’nun iki oğlu (Nayif ve Nusradin), uykuda iken askerler tarafından öldürülmüştür.

Kalan iki oğlu Siirt’e götürülürken, oyacık köyü civarında onlar da öldürülür. Kalan oğlu akrabaları ile Beykent Dağı’na sığınır.

Askerlerin takibi sonucu çıkan çatışmalarda son oğlu da öldürülmüştür.

Cemil Çeto üzerinde Kürdçe ağıtlar hâlâ Garzan bölgesinde dengbejler (ozanlar) tarafından terennüm edilir.

Bu acıları ve zulmü yaşatan tek partili dönemin CHP’si Cemil-ı Çeto ve aşiretine yapılan zulmü yaşatan Kadri Ahmet (Kürkçü) meclis kararıyla rütbesi de yüzbaşılıktan binbaşılığa yükseltilerek mükafatlandırır.

Aradan 88 yıl geçtikten sonra mükafatlandırma sırası bu kez Kürdlerin katili Kadri Ahmet (Kürkçü)’nün torunu Türk solunun karanlık ve şaibeli adamı Ertuğrul Kürkçü’ye gelir.

Ertuğrul Kürkçü terör örgütü PKK’nin kurdurduğu sözde Kürd partisi HDP’de 24-25-26 dönemlerinde milletvekili adayı olarak Kürd seçmene dayatır ve milletvekili yaptırır.

Günümüzde yurt dışında hayatını yaşayan Ertuğrul Kürkçü, 2014 yılında HDP tüzüğünde değişikliğe gidilerek CHP’nin dedesini mükafatlandırdığı gibi, bu kez sıra torunu Ertuğrul Kürkçü siyaset yaptığı terör örgütünün siyasal kanadı HDP’nin onursal genel başkanı seçilir.

Ve Müslüman Kürd halkının düşmanları sözde Kürd siyasalının kanatları altında siyasi rant sahibi olur.

cemal-toptanci-001.jpg

KAFKAS CEPHESİNDE RUSLARA KARŞI ÇARPIŞAN CEMİL ÇETO

AŞİRETİNİN MİLİS KUVVETLERİ İLE

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.