CEMAL TOPTANCI

CEMAL TOPTANCI

Kim kimden ne istiyor?

A+A-

Muhalefet siyasetinde oldukça ilginç gelişmelere tanık oluyoruz.

Tanık olduğumuz bu gelişmeler içinde en dikkat çekeni ise yapmış oldukları kurultay ve kongrelerinin hemen ardından, iç çekişmeler basına medyaya yansıyacak boyuta gündem oluyor.

Nereye savruluyor, nereye gidiyorlar diye bakınca, perde arkasından Erdoğan eksenli, Türkiye’nin taze ve mevcut sistemini değiştirme azminde olan muhalefetin birbirinden olan istekleri dikkat çekiyor.

Öylesine istekler ki, bu kadarı da olur mu diye insana sorular sorgulatıyor.

O zaman aynı menzilde siyaset yapmak amacıyla birbirlerini kollayanlar, birbirlerinden ne istiyorlar, bu durumun analizini yapalım dedik.

Konumuzla ilgili baş köşeyi Türk solunun ve marjinal mezhepçilerin vesayetinde olan kandırılmış Kürd kesiminin işgal ettiğini görüyoruz.

Bu vesileyle önce terör örgütü PKK’nin günümüzde geldiği durumu ve kimden ne istediğine bakalım.

PKK’nin bu ülkede isteklerini sadece ve tek olarak görüntüde kendisinin vesayetindeki günümüzde siyasal kanadı olan HDP’den ne istediğine görelim.

Terör örgütü PKK’nin, siyasal kanadı HDP’den iki konuda ödünsüz talebinin olduğunu yıllardır görmekte ve yaşamaktayız.

Birincisi, ben bir dağ örgütüyüm bana militan olarak insan kaynaklarını aktaracaksın.

İkincisi, benim eylemlerimi yapan militanlarımı doyurmam, giydirmem ve onların ailelerine maddi yardımlarda bulunmak üzere bana vergi vermeni istiyorum.

PKK’nin siyasal kanadı HDP, özellikle 1999 yılında bölgede hâkimiyetlerine aldıkları yerel yönetimler kanalıyla oldukça eksiksiz görevlerini ifa ettiklerini gördük.

Bu durumun 2015 yılına kadar sessiz sedasız devam ettiğini şimdilerde terörle iltisaklı mahkeme dosyalarından dolayı görevden alınan belediye başkanlarının yerlerine devletin yaptığı kayyım atamalarından tanık oluyoruz.

Bölgede zayıflayan terör örgütü PKK’nin siyasal kanadı HDP için yeni görev batı metropollerine göç etmiş seküler Kürd seçmen kitlesini legal bir siyasal parti olan CHP’ye destek verme cihetinde yönlendirme olduğunu gördük.

Bunu da özellikle Haziran 2015 genel seçimlerinde başlamak üzere 2019 yılında yapılan yerel seçimlerde ki, karşılıklı yardımlaşma da yaşadık.

Şimdide bu yardımlaşma şartı içinde HDP’nin CHP’den ne istediğine bakalım.

HDP, bölgede kaybettiği gücünü tartışmaya açmadan, CHP’ye batı metropollerinde benim desteğim olmasaydı, senin İstanbul, Adana, Mersin, Antalya ve İstanbul’da belediye seçimlerini kazanman hayaldi.

Bunun için kendilerinin siyasal kanadı olduğum, terör örgütü PKK’nin benden istediği talepleri için bundan böyle senin bana temin etmen şartıyla sana destek veririm demesini hiç yadırgamayalım.

Ayrıca siyasetten varlığımı devam ettirmem, oturduğum koltukları boşaltmamam içinde beni siyasetten desteklemen ve yaptığım her hukuksuz eylem ve söylem içinde bana sahiplenmen lazım demiştir.

Günümüzde CHP’nin ortaya koyduğu siyasi tavır ve belediyelerde yaptığı finans ayarlamasının temelinde HDP’nin bu taleplerinin yerine getirilmesi şartları yatmaktadır.

CHP, bütün bu projeleri hayata geçirirken sadece kendisinin bu görevini yapmasında yalnız kalması halinde buna gücünün yetmeyeceğini gördüğü içinde, bu kez kendisine yakın gördüğü kimi sözde muhafazakâr, kimi sözde lanse edilen milliyetçi seçmen kitlesinin irili ufaklı yandaşlarından taleplerde bulunmaktadır.

Burada ilk etapta karşımıza İP çıkmaktadır. CHP’nin İP’ten isteği, benden olmasa senin siyasette esamen okunmaz. Bunun için benim varlığımın kanatları altında siyaset yapıyorsun.

Bak benimde altı okumdan biri, milliyetçiliktir. Hatta kurucum olan Atatürkçülüğü bile maske olarak kullandığımı görüyorsun. Ben bütün bunları terör örgütü PKK ve onun siyasal kanadı HDP’yi yaşatmak adına vazgeçtiğim halde, sen de benim gibi yapacaksın, bize gelen emir böyle.

Ayrıca bizim bindelik oylara bile ihtiyacımız olduğu bir devir ve dönemde, SP senin neyine gerek milli ve yerli duruşa sahiplenmek?

Onu zaten ortak düşmanımız Erdoğan 19 yıldır hiç bırakmadı ki, senin sahiplendiğin bütün değerleri o birer birer hayatı pahasına devreye soktu.

CHP’nin yeni kurulan geçmişin makam ve mevki görmüş muhteris siyasetin yeni intikam örgütleri partilerine, çok acele etmeyin, vereceğiniz desteği hayata geçirmenin yolu Yasin Börü ve arkadaşlarının katline azmettiği dava dosyası nedeniyle Edirne Cezaevinde yatan Selahattin Demirtaş’ın şahsında gözaltına alınan HDP’li siyasilere sahiplenin.

Demirtaş’ı masum gördüğümüzü iddia ettiğimiz ve ona sahiplendiğimiz oranda, Kandildeki baronlardan tutun ABD’deki neoconlara kadar bize verecekleri destek asla ihmal edilmemeli.

Onun için beraber oturacağımız bir sabah kahvaltısında, kimin havyar kimin soğan yiyeceği pek önemli değil.

Yeter ki, Erdoğan gitsin diye birlikte olduğumuzu Türkiye düşmanı dışarıda bize umutla bakan dostlarımızı umutsuz kılmayalım.

Yeter ki oturduğumuz sofrada yumulduğumuz kahvaltının bir fotoğrafı ile İsrail’in hayali olan Türkiye’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağımızın sinyallerini verelim.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.