NUSRET ÇİÇEK

NUSRET ÇİÇEK

İki yüzlüler!

A+A-

Yıllardan beri tarhana çorbası niyetine aç karnına dayattıkları “laiklik ve çağdaşlık” gibi Seküler ideoloji, adıyla sanıyla İslam düşmanlığıdır.

Nereden saldıracaksa, al külah ver külah gelir laikliğe kadar dayanır…

Din ayrı dünya ayrı” dedikleri Antik Yunan artığı ithal, yabancı, uyumsuz batıl, inkârcı, başı bozuk, ayrıştırıcı laiklik Müslüman alemi için ahır zaman fitnesidir. İslam’da tesettür yoktur diyenler, Ebu Lehep ellerin kurusun…

Eşitlik fitnesini Perçemleştiren İstanbul Sözleşmesi..

Ve de rejimin tamamı.

Kadın erkek aynı safta namaz kılabilecek.

Sema gösterileri karma olacak.

Hamamda ve tuvaletlerde cinsel ayrım olmayacak.

Bekâr evleri, nikâhsız eşleşmeler çağdaşlıktan sayılacak..

Ezan Türkçe okunacak.

Adamın endamına bakıyorsun “ilahiyatçı”.

Ruhani” mektebinde okumuş.

Halkımız zannediyor ki, ilahiyatçı İslam’ı bilen demektir.

İslam’ı öğreniyorlar, öğretecekler.

İşte yanılma burası.

İstisnaları beni bağışlasın…

Mesleği ilahiyatçı olan bir kısımların doğrudan İslam’ın özüne saldırmaları aldıkları felsefi tedrisatın gereğidir.

Saldıracaklar…

O okulu kuran senin için değil kendisi için kurmuştur.

Semeresini de alıyorlar…

Milletimiz en çok bu tip çapsızlardan zarar görmüştür.

Benim de babam imam, dedem müftüydü” deyip de İslam’a saldıran iki yüzlülerin geçmişlerini deşin Lozan masasından kalkıp da cumhuriyet döneminin koltuklarını, masalarını, en kıymetli arazilerini işkal eden dönmeler olduğunu göreceksiniz. Onlar kendilerini hep ikinci yüzleri olan, “İşte bizde müslümanız” sahtekârlığı ile gizlemişlerdir.

Dolayısıyla o kesişme dokunmak cumhuriyete dokunmak demektir!…

Durduk yerde Sema gösterilerinin İstanbul Belediyesi tarafından sulandırılması katiyetle tesadüfî veya bir hatadan ibaret değildir, bilinçli yapılan bir harekettir. İstanbul halkı ne diyecek diye bir deneme.

Türkiye diyeceğini de dedi.

Ara sıra kadın erkek karışık namaz sahnelerini görüyoruz.

İşte onun gibi deneme, alıştırma…

Bu hainlerin namaz kılacaklarından veya ezan Türkçe okunsa bile camiye koşup cemaate dâhil olacaklarından değil, maksat İslam’ın orijinalini bozarak Anadolu halkını asimile etmektir. Nil’den Fırat’a kadar olan toprakların kapılarını İsrail’e açmak.Bunun için de bu millete asimile etmek gerekiyor.

Bunlar yeni değil, bir asırdır insanımıza dayatılan Kemalist rejimin bir nevi amentüsüdür. Çok uğraştılar fakat cevheri bozamadılar, yıkamadılar.

Daha da uğraşacaklar…

.

Şimdi de musalla taşı tartışmasına kılıf buluyorlar.

Adam adamsa inanmadığı şeyi kendisine reva görmez.

O halde, İslam’ı dünya hayatından kovmaya çalışan Ebu Lehep’lerin cenazelerini camilere taşıyıp da namazını kıldırmanın dürüstlükle, kişilikle, ahlakla, saygıyla uzaktan yakından alakası yoktur.

Hem İslam’a karşısın hem de cenazen kılınacak!

İşte seviyesizlik, kişiliksizlik, iki yüzlülük buna derler.

Nasıl ki hiçbir müslümanın cenazesi kiliseden veya havradan kaldırılmazsa müslüman olmayanın da cenazesi camilerden kaldırılmasın.

Kirletmesinler mabetlerimizi.

Kaldı ki, Kur’an’a “Muhammed’in vehmidir” diyenlerin leşlerini camilerimizde görmek istemiyoruz. Bu kadar açık bu kadar net…

Öylesinin bilerek cenazesine katılana da veyl olsun…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum