AV. HASAN İLTER

AV. HASAN İLTER

“Göçmen bombası!”

A+A-

Türkiye yaklaşık yirmi yıldır, yoğun olarak da son dokuz yıldır ülkemize sığınmak isteyen düzensiz göçmenlere “şefkatle kucak açma” politikası uygulamaktadır.

Şu anda, kahir ekseriyeti Suriyeli olmak üzere ülkemizde dünyanın birçok memleketinden sığınmacılar yaşamaktadırlar. Türkiye bu sığınmacılara yıllardır gözü gibi bakmış, burunlarını kanatmamıştır. 

Başta Suriye olmak üzere, diğer ülkelerdeki zengin maden ve petrol kaynaklarını sömürmek isteyen batı, bu emeline ulaşmak için, zengin kaynakların olduğu yerleri yakıp-yıkmaktan, ateşlere salmaktan, çoluk-çocuk, yaşlı-genç, kadın-erkek demeden katliamlara sebep olmaktan asla imtina etmemiş, yaklaşık 20 milyon insanın mülteci konumuna düşmesine sebep olmuştur.

Halen ülkemizde beş milyondan fazla sığınmacı yaşamaktadır.

Devlet olarak sığınmacılara harcadığımız para neredeyse 50 milyar ABD dolarına ulaşmıştır.

Avrupa Birliği, sığınmacıların ülkelerine sokulmaması, Türkiye içerisinde hapsedilmesi karşılığında iki yıl zarfında Türkiye’ye 6 milyar Euro ödemeyi taahhüt etmiş, ancak bu sözünü tutmamıştır. Avrupa Birliğinin verdiği sözleri tutması, edimlerini ifa etmesi konusunda Avrupa başkentleri devlet başkanımız tarafından birçok kez uyarılmış, bu uyarılara kulak asılmamıştır.

Her şeyin bir dayanma gücü, kaldırma kapasitesi vardır. Sığınmacılar konusunda da bizim dayanma gücümüz kalmamış, en hassas ve kritik bir noktada, sığınmacıların önlerindeki engeller kaldırılarak, Avrupa’ya göç dalgası başlatılmıştır.

Türkiye’nin almış olduğu karar, bir nevi Avrupa’nın göbeğine atılan “Göçmen Bombası” etkisi oluşturmuştur.

Günah bizden gitmiş, Türkiye görevini layıkıyla yapmıştır.

Biz, içimizdeki yabancı düşmanlarının onca kışkırtmalarına rağmen, 9 yılda 9 Suriyelinin bile burnunu kanatmadık, ama insan hakları havarisi kesilen batasıca batı, 3 gün içinde 3 Suriyeli zavallıyı katletmekten, üzerlerine bombalar atmaktan, onlarca kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs etmekten çekinmemiştir.

Avrupa Birliğini buradan bir kez daha uyarıyorum.

Ya gerçekten insan haklarına tam manasıyla riayet eder, sığınmacılara bizim yaptığımız gibi “şefkatle” kucak açarsınız, ya da tam tersini yaparak, kapılarınızı kapatır, “mülteci katliamına” devam edersiniz. 

Ancak, ikinci şıkkı tercih ederseniz, önce zaten pek de iyi olmayan ekonominiz allak-bullak olur, sonra birliğiniz parçalanır, daha sonra da memleketleriniz paramparça olur…

Bizden söylemesi…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.