STRATEJİST GALİP VANLI

STRATEJİST GALİP VANLI

Erdoğan’ın çevresinde durmayın bari

A+A-

AK Parti sıradan bir parti, Erdoğan da sıradan bir lider değildir. AK Parti bir dava (İSLAMİ) hareketidir.

AK Parti, İ'la'yi Kelimetullah (Kızıl Elma) davası için mücadele etmektedir.

Erdoğan bir dava adamı ve bir dünya lideridir.

Bu AK (İSLAM) davayı ve dünya (ümmetin) liderini mahcup etmeye, hiçbir partilinin hakkı yoktur.

Her partide rüşvet, yolsuzluk, adam kayırma (torpil), … maalesef oluyor.

AK Parti’de de oluyor.

2023 seçimlerine giderken AK Parti’de; önemli mevkilerde bulunanlardan ve özellikle de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çevresinde bulunanlardan, bu tür işlere bulaşanlar varsa; öncelikle İSLAM dinine, daha sonra da AK Parti’ye de Erdoğan’a da zarar vermemek için, derhal bulundukları yerlerden ayrılmalıdır.

Madem kire, pisliğe, rüşvete, kadına, uçkura, … bulaşmışsınız, … en azından Erdoğan’ın çevresinde durmayın.

Sadece Erdoğan ve AK Parti’ye zarar vermiyorsunuz.

İSLAM dinine de zarar veriyorsunuz.

FETÖ yöntemleriyle AK Parti’ye sızıp, akçeli işlere girişenler tespit edilmeli ve AK sayfaya bir nokta kadar bile leke süren herkes, partiden atılmalıdır.

Yargılanması gerekenler de yargılanmalıdır.

Bunun için, Cumhurbaşkanlığı bünyesinde yolsuzlukla, rüşvetle, torpille, … mücadele etmek için bir birim kurulabilir.

***

Cumhuriyet Gazetesi’nde çalışıyor, sapıklığı oradan geliyor

Geçtiğimiz haftanın ana gündem maddelerinden biri, şarkıcı Gülşen Çolakoğlu’nun milyonlarca imam Hatipliye sapık demesiydi.

Nisan ayında bir konserinde söylemişti bu sözleri.

Aradan dört ay geçmesine rağmen, yeni gündem oldu.

Gündeme getirenlerin de mutlaka bir amaçları vardır.

Gülşen Çolakoğlu, İslami bir hayat yaşamıyor. Bu onun kendi sorunu. Kendisi ile ALLAH arasında.

Ama, İslam dışı hayatı yaymaya, hatta dayatmaya çalışıyor. Kendi yaşayışını çağdaşlık adı altında topluma dayatıyor.

LGBT özendirmesi, Laiklik üzerinden kendi hayat tarzını başkalarına dayatmaya çalışması, konserlerine elbise giymeyerek çıplak çıkması, … toplumun ezici çoğunluğunda rahatsızlığa yol açtı.

Bunlar yetmezmiş gibi, milyonlarca insana da utanmadan sapık dedi.

Çıplak (zina) halde konser verenler için ayrı, zina (çıplak) konser alanları belirlenebilir mi?

Her yerde çıplak şekilde konser verilebilir mi?

Bunun bir sınırı olmayacak mı?

Aile yapımız, toplumsal ahlakımız, temel değerlerimiz, … her şeyden önemlisi de çocuklarımız nasıl korunacak bu sahnelere çıplak çıkanlardan?

*

CHP İslam dininin düşmanı mıdır?

Nerede İslam dinine uymayan bir şey varsa, CHP onu savunuyor.

Yahudiliğe, Hristiyanlığa, … başka dinlere, hatta ateizme bile çok hoşgörülüdür bir kısım CHP yöneticileri ve taraftarları.

İş İslam dinine gelince, İslam konusunda hassas olmuyorlar.

Gülşen olayında da aynı durumu yaşadık.

Daha önce Sezen Aksu olayında da aynı durumu görmüştük.

*

Aleviler, CHP’liler, … sapıktır denilebilir mi?

Gülşen, "İmam hatipte okumuş, sapıklığı oradan geliyor..." yerine

“Cemevi’nde okumuş, sapıklığı oradan geliyor..."

“Alevidir, sapıklığı oradan geliyor..."

“CHP teşkilatlarında eğitim gördü, sapıklığı oradan geliyor..."

“ODTÜ’de okumuş, sapıklığı oradan geliyor..."

“Atatürkçü Düşünce Derneği’nde eğitim gördü, sapıklığı oradan geliyor..."

“Cumhuriyet Gazetesi’nde çalışmıştı, sapıklığı oradan geliyor..."

“Sözcü Gazetesi’nde çalışıyor, sapıklığı oradan geliyor..." demiş olsaydı. Ne olurdu?

Örnekler böyle çoğaltılabilir.

Böyle bir hakaret yapılabilir mi?

Elbette yapılamaz.

Hem hakarettir hem de suçtur.

*

Hakaret mi şaka mı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gülşen’in hakaretini "amacını aşmış bir şaka" olarak değerlendiriyor.

“Cemevi’nde eğitim aldı, Alevidir, sapıklığı oradan geliyor..." diyen birinin söyledikleri için, "amacını aşmış bir şaka" diyebilir miyiz?

“Cumhuriyet Gazetesi’nde çalışıyordu, sapıklığı oradan geliyor..." dediğimizde, Cumhuriyet Gazetesi’ne amacını aşmış bir şaka mı yapmış oluyoruz?

Burada en fazla söylenecek söz, “tutuksuz yargılanabilirdi” olurdu.

Gülşen büyük ihtimalle en geç Salı  (30 Ağustos) günü serbest bırakılacak zaten.

Tutuklu yargılanarak bir mağduriyet de oluşturuldu.

Kemal bey, CHP’liler, … daha iktidar olmadan, derhal serbest bırakın diyorlar.

Yargıya sürekli talimat veriyorlar.

Daha muhalefetteyken yargıya talimat verenler, ALLAH korusun, yarın iktidar olurlarsa, yargıya neler yaptırtmazlar.

***

2023’ten sonra Sabetayist Kast Sistemi saltanatı son bulacak

Yahudi Aşiretleri Cumhur İttifakına karşı birleşiyor mu?

Bilindiği gibi Sabetay Sevi ölünce, Sabataycılar 3'e bölünmüştü: Kapaniler, Karakaşiler ve Yakubiler.

Her bir aşiret farklı kollarda güçlendi.

Karakaşiler ticarette, Kapaniler hem ticarette hem siyasette, Yakubiler ise daha çok devlette görev aldılar.

Hatta Yakubiler Beşiktaş, Kapaniler Fenerbahçe ve Karakaşlar da Galatasaray’da güçlüdürler ve bu büyük takımlarımızın yönetimindeler.

***

2023 seçimleri aynı zamanda Osmanlılar ile Sabetayların mücadelesidir.

6’lı masayı PKK ile bir araya getiren güç, Sabetay aşiretlerinin gücü müdür?

Bu kadar benzemezi bir araya getiren güç ve motivasyon nedir?

Sabetay aşiretlerinin her partide kolları vardır.

Onlar da FETÖ gibi bütün partilere, AK Parti ve MHP’ye bile sızmışlardır.

FETÖ zaten Sabetayistleri örnek almıştı. Hatta Sabetayistlerin devamı bile denebilir.

2023 seçimleri her açıdan önemli.

Kapani, Yakubi ve Karakaşi aşiretlerinin, kast sisteminin sonuna geliyoruz.

Kapani, Karakaşi, Yakubi Kast sistemi Atatürk ve Laiklik üzerinden hareket ederek, Atatürk’ü kullanarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bu istismardan kurtarılacaktır.

Osmanlının son dönemlerinde de etkili olan Yahudi aşiretleri, Cumhuriyet döneminden bugün etkinliklerini devam ettirmektedir.

Türkiye’deki Yahudi aşiretleri kast sistemi, 2023 seçimleriyle birlikte tamamen çökecektir.

Sabetayist Kast Sistemi (SKS) çökmesin diye, Sabetayist saltanatı devam etsin diye, zaman zaman kendi aralarında kavgalı olan, iktidar mücadelesi veren Kapani, Yakubi ve Karakaşi aşiretleri, 2023 seçimlerinde Millet İttifakı çatısı altında birlikte mücadele edecekler.

Cumhur ittifakı buna göre hareket etmelidir.

Pakraduniler, Sabetayistler, FETÖ, DEAŞ/IŞİD, PKK (HDP), CHP, İYİ Parti, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, DP, SP, … 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakına karşı bütün güçlerini kullanacaklar.

Pakraduni FETÖ ile akrabası  Ermeni kökenli Abdullah Öcalan, … gibilerin ortaya çıkışı, iki koldan güçlenmesi, FETÖ ve PKK, … doğal olarak ortaya çıkan hareketler değildir.

Derinlemesine araştırılması gereken konulardır.

Öcalan içeri alınıp, Gülen dışarı gönderilmiştir.

FETÖ ve PKK bileşiminden yeni bir hareket, örgüt de ortaya çıkarabilirler.

Yurtdışına kaçan FETÖ subaylarından oluşan bir örgüt de kurabilirler.

Bir de bakmışsın, Uygurlar için ÇİN ile savaşacak İslam konseptli bir örgüt kurulmuş ve içinde FETÖ subayları var.

Çık işin içinden çıkabilirsen.

CIA boş durmaz. Her boşluğu da doldurur.

Türkiye Suriye ve Mısır ile iyi ilişkiler geliştirmeye doğru giderken, bir de bakmışsın Mısır cehenneme dönmüş, Esed de ortadan kaldırılmış.

*

Yaşar Tunagör-Fethullah Gülen-Abdullah Öcalan ve Tapu Kadastro

Öcalan, Gülen ve Tunagör arasındaki ilişkinin merkezi tapu kadastro.

Yaşar Tunagör, Fethullah Gülen ve Abdullah Öcalan üçgeninde tapu kadastro çok merkezi bir role sahip.

FETÖ kurucusu Yaşar Tunagör de PKK kurucusu Abdullah Öcalan da tapu kadastro memurudur.

Yani PKK’yı da FETÖ’yü de kuran aynı merkezdir.

Ankara tapu ve Kadastro Meslek Lisesi; Yaşar Tunagör, Fethullah Gülen, Abdullah Öcalan ve Fuat Doğu arasında nasıl bir ilişki var?

*

NOT: Kastımız, Müslüman olmadığı halde Müslüman görünen münafıklardır. Geçmişi; Kapani, Yakubi ve Karakaşi, Pakraduni, Sabetayist, … olup da Müslüman olanlar da vardır. Mesele, kedisini gizleyip ikiyüzlü hatta çok yüzlü davranmaktır. Yoksa herkesin inancı kendisinedir.

***

Şaban Dişli kardeşi Mehmet Dişli’yi hapishanede ziyarete gitti

Mehmet Dişli, FETÖ darbe girişiminde bulunan generallerden biri.

Şaban Dişli de Hollanda büyükelçimiz.

Tabi ki böyle bir ziyaret hiç olmadı.

Olmasını da beklemiyorum.

Ama CHP milletvekilleri, gazeteciler, … çok sayıda kişi PKK’lı Selahattin Demirtaş’ı Edirne Cezaevi’nde ziyaret etti.

2023 seçimlerine gidilirken, bu ziyaretlerin artacağı da görülmektedir.

PKK’lı Selahattin Demirtaş, abisi PKK’lı Nurettin Demirtaş’ı da PKK’yı da desteklemeye devam ediyor.

Şaban Dişli sırf Mehmet Dişli’nin kardeşi olduğu için, büyükelçi olmasını eleştirenler, PKK’lı abisini ve PKK’yı destekleyen PKK’lı Selahattin Demirtaş’ı ziyarete gidenlere hiçbir ses çıkarmıyorlar.

Tam bir çifte standart var.

Şaban Dişli, darbe girişiminde bulunan kardeşini ziyarete bile gitmezken,

Başta Kemal Kılıçdaroğlu olmak üzere, neredeyse bütün CHP’liler PKK’lı Selahattin Demirtaş suçsuzdur, serbest bırakılmalıdır diyor.

Acaba, Şaban Dişli, kardeşimi serbest bırakın derse, ne olur?

Ha Mehmet Dişli serbest kalsın demişsin, ha PKK’lı Selahattin Demirtaş serbest kalsın demişsin.

Ha Osman Kavala serbest kalsın demişsin, ha PKK’lı Abdullah Öcalan serbest kalsın demişsin.

Hiçbir farkı yok.

FETÖCÜ Şaban Dişli yüzünden 250 şehidimiz var.

PKK’lı Öcalan ve Demirtaş gibiler yüzünden onbinlerce şehidimiz var.

Suçlular arasında ayrım yapılamaz.

Suçlu suçludur.

Kim olursa olsun, suç işleyen cezasını çekmelidir.

Ha FETÖ’den hapiste olan generalleri ziyaret etmişsin, ha PKK’lı Selahattin Demirtaş, Abdullah Öcalan’ı ziyaret etmişsin ikisi de aynıdır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.