CEMAL TOPTANCI

CEMAL TOPTANCI

Ekrem’e açık mektup!

A+A-

Aslında oturduğun makamda bir kukla olduğunu görüyor ve biliyorum.

Diyeceksin ki, bana hakaret ediyorsun. 

Hayır asla öyle bir düşüncem olmadı ve olmayacak.

Çünkü geldiğin günden beri verdiğin görüntü bu. 

Seni oynatan kuklacıların elinde bir oyuncak olduğunu gösterdin.

Şimdi az ve öz olarak soracağım şu sorularıma erkekçe cevap ver.

Diyarbakır BŞB Başkanı yasal olarak görevden alındı. 

Sen kalktın daha dün bir bugün iki İstanbulluya karşı görevin varken, Diyarbakıra gittin görevden alınan eski belediye başkanına destek veren görüntüler sergiledin. 

Ama o sıcak günlerde çocukları dağa kaçırılmış Diyabakır Annelerini neden görmezden geldin? 

Senin meselen hak hukuk olsaydı o ağlayan anneleri ziyaret ederdin. 

Böylece kukla olduğunun ilk emaresini gösterdin.

Alınterleriyle çalışan ve yıllarca İstanbulluya hizmet eden BŞB Emekçilerini, çoluk çocuklarını düşünmeden kapıya bırakarak işten çıkarttın. 

Bunu ne için yaptın, sana seçimde destek veren terör örgütlerinin militanlarına yer açmak için değil mi?

Makamında oturduğun BŞB’sine ait hizmet araçlarını makam araçları diye Yenikapıya gönderterek geçmiş dönemin israf yaptığına vurgu yaptın.

Oysaki getirdiğin kadrolar için -0- araç ihaleleri açarak, seni destekleyen sermaye grubuna minnet borcunu ödedin değil mi?

Ramazan’a girerken sözde yardım paketleri dağıtacağım diye ilgili bölümden sorumlu tuttuğun personeline reklam yaptırdın. 

Fatih Portakal gibi iktidarın düşmanı bile bulunduğu lüks semtte alışveriş yaptığı marketlerinin 90-100 arası perakende sattığı o birkaç kalem gıda tüketim maddelerinin kolilerine, 150 lira diyerek arada oldukça dikkat çekici bir vurgunu gündeme getirdin.

Halkın vergileriyle hizmet eden belediyenin aldığı on binlerce paket ramazan kolileri için aradaki fark seni oynatan kuklacılar için bir avantamıydı? 

1 Hafta içinde İstanbul’da 500 bin ton asfalt serdiğini geçen hafta paylaştın, bu paylaşımını okuyan belediye başkanları meclis üyeleri mühendisler müteahhitler seni aynı sosyal medya üzerinden yalancı çıkaran paylaşımlar yaptılar, bunun mümkün olmadığını söylediler.

Bunun üzerine sen çark ettin sehven olmuş dedin 5 bin ton olduğunu söyledin.

Sorum şu eğer bu ikazları almamış olsaydın 495 bin ton asfaltı nereye serecektin, maliyeti olan bedeli nerede değerlendirecektin? 

Yani 495 bin ton asfalta yapılmış gösterilen harcama nereye gidecekti, kimin veya kimlerin ceplerine girecekti?

Korona musibetinin yaşandığı ve ençok da vakasayısı ile ölümlerin olduğu İstanbul’da, zamanından önce açılması gereken 2682 yataklı Başakşehir ‘Şehir’ Hastanesinin bağlantı yollarını görevin olduğu halde yapmayışın seni oynatan kuklacıların talimatıydı değil mi?

Şimdi gelelim senin maiyetinde olan ve makamında oturduğun 16 milyon İstanbullunun belediyesinin şu 23 Nisan günü çocuklara dağıttığı hediye kolilerinin içindeki rezil dergi/bröşür dağıtımına. 

Evet Ekrem!..

‘Demokrasi için sandık şarttır ama yeterli değildir’ diyorsun, daha ilk okulda okuyan çocuğa. 

Bu bröşürde oturduğun makama ‘meşruiyet tartışması’ yaşatacak kadar aptalmısın ki, seçildiğin sandığa ihanet ediyorsun? 

Seni gayri meşru gösteren kuklacıların, seni oynattıklarının neden farkında değilsin?

Bu rezil duyguların, mevcut devletin meşru yönetimini çocuklara düşman göstermek için mi yoksa? 

İlkokul çocuklarını sokakta ellerinde pankartlar, ‘Başkan şaşırma, sabrımızı taşırma’ ile taşkınlık gösterisi içinde göstermenin ne anlama geldiğini bu milletin bilmediğini mi sanıyorsun? 

En nihayet bölücülük amaçlı ve hiç gereği olmayan ‘Din ve vicdan özgürlüğü’ başlıklı rezil sayfanın içeriğindeki Alevi dedesini de bir din adamı diye takdim ederek Aleviliğin bir din olduğuna vurgu yapman.

Biliyormusun Ekrem? 

Sana o brüşörleri dağıt diye dayatanlar, senin kuklacıların olarak baştan beridir hatırlatmak istediğim, ülkemizdeki kan dökücü terör örgütlerinin militanlarının duygu ve pratikleri olduğunu millet olarak çok iyi biliyoruz. 

Ekrem, görevden alınmak için can attığına dair duygularını bütün millet biliyor. 

Çok sevinme bu millet hayal ettiğin senaryonun sonunu senin gibi yazmayacak. 

Zira bu millet senin kuklacılarının da, DHK-C+FETÖ+PKK olduğunu çok çok daha iyi biliyor.

Bak Ekrem, kuklacılarından senin haberin yok.

Onların bütün amacı senin görevden alınmanla sokaklara çıkmak ve bu ülkede tek çareleri olan, yakıp yıkmayla bu milleti bölmeye çalışma.

Onları oynatanlarda dışarıdan zarar gören ülken için hazırladıkları senaryoları hayata geçirmek.

Ama yemez Ekrem yemez. 

Otur edebinle görevini yap.

Belediye başkanlığını yap…







 

 









 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum