NUSRET ÇİÇEK

NUSRET ÇİÇEK

Cezaevleri gelgeç hanı mı olacak!

A+A-

Bir nevi ayakkabı tamiratı…

Kösele yapıştır, çivi çak yine delik.

Bu durumda. ya ayakkabı sakat veya tamircinin yöntemi yanlış.

Bu ithal hukuk sitemi yerinde durduğu sürece yetkililerin yenisini yerlileştirmeye veya kaldırıp da atmaya imkânları yok.

O halde yapacakları tek şey tamirat.

Cezaevleri doldu taştı…

Neredeyse harcanan para, askeri harcamalara yakın bir rakam.

Uzun mesafede bu yükü bütçemiz taşıyamaz…

O halde en kolayı sal gitsin...

İyi de cezalar caydırmayınca sokağın hali ne olur?

10 yıl ceza alan 5 yıl yatar çıkarsa suç işlemenin arakası kesilmez. Devletsen, adaleti sağlayacaksın.

Adalet, salt yargılama demek değildir.

Mazlumun hakkı, zalimin cezası adalettir.

Hadi “Avrupalı” desinler diye idamı kaldırdık, e peki savaş hukukunun birinci prensibi hainleri kurşuna dizmek değil midir?

Değildir diyorsak, o zaman besle kargayı oysun gözünü.

O senin askerini gözünü kırpmadan infaz ederse, sen onun katil militanını neden besliyorsun? Diğer tarafta, canavarca veya cinsel saldırı sonucu cinayetler var, onları da şeker leblebi besliyoruz.

Ey devlet, caniyi, haini beslersen ne yaparsan yap altından kalkamazsın. Şu andaki infaz sistemine göre adam öldürenin yatarı sekiz yıldan fazla değildir. Öldür yat çık, yine öldür…

Peki ne yapalım?

Bu sistemi evvela kaldırıp atalım.

Yerine yenisi…

Suçları…

Kamuya zarar vermek,

mala zarar vermek,

kişiye zarar vermek şeklinde ayırırsak ona göre de infazı kurmuş oluruz. Devlet beş indirdim, ikisini üçünü evde çektirdim demeyecek.

Mala mı zarar verdi, cezaevinde çalışarak zarar verdiği kişinin hakkını ödemeden tahliyesi olmayacak O zaman kimse kimsenin aracını yakara mı, kuyumcu dükkanını soyar mı. Adam gaspçı, girer çıkar yine gaspçı. Bu sistem caydırmıyor, aksine teşvik ediyor.

Kamu suçlarında, özellikle terör ve de canavarca cinayetlerde idamın geri getirilmesi şart. Yapan sonucuna katlanacağını bilsin.

Kişilere karşı işlenen suçların hangisi olursa olsun uzlaşma kapsamına alınması gerekir. Uzlaşma aynı zamanda sosyal barış demektir. Bunun da şartı, aynı suçu bir daha işlerse uzlaşmadan yararlanamayacağı gibi ikisini de çekecek.

Yığılmaların diğer bir nedeni, yargılamaların olduğundan fazla uzamasıdır. İthal hukukun uyuşmazlığı bir tarafa, eleman yetersizliği ile kalitesizliği yargılamaları uzatıyor.

En kötü adalet geciken adalettir.

Duruşma salonlarında neler olduğundan kimsenin haberi yok. Tayin edilen mahkeme başkanı yeterli midir değil midir?..

Gördüklerim beni şaşırtıyor.

Duruşma salonları kayıt altına alınmış olsa,

kimin ne yaptığı görülür.

Ekledik çıkardık sonuçta elde var sıfır.

Bunun bir anlamı insan haklarına değer vermemektir.

Bazı devletlerde görüyoruz, ne kadar ceza almışsa o kadar yatar, indisi bindisi yok. Ona göre de bizdeki ceza kanunu yeniden düzenlenir. Şu andaki iyileştirme, devlet harcamalarındaki yükü hafifletmiş olsa da sonuç değişmeyecek. Bu sistem sürekli suçlu doğurduğuna göre çok yakın bir zamanda eskisinden daha çok yığılmaların olduğunu göreceğiz. Rahşan affında bunu yaşadık.

Bir gecede tahliye edilen 50 bin kişinin 30 bine yakını aynı suçlardan kısa sürede geri geldiler. Hesaplar kitaplar boşa gitti.

Ha Hasan ha Hacı Hasan olacaksa hiç olmasın… 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum